ADI DİLLERDEYDİ Feridun Andaç Yeryüzünün yedi ikliminden geçmek istedi. Yedi sır kapısından..yedi sabır yükünden çekip almak istedi bakışlarını. Gelin görün ki; Zâl’in öyküsü çıkmıştı karşısına. Oysa gözleri başka söz, başka dildeydi: |
SEVGİ, SEVMEK, O KADAR MI ZOR? Gülayşe Koçak Yerde uzanmış yatıyor. Yanına yaklaşıyorum: “Ebru?” Kuyruğunu sallayarak hafiften kafasını kaldırıyor; başını, sırtını okşuyorum. O, benim tanıdığım en sevecen, en insancıl varlıklardan biri. Hemen patisini uzatıyor; el sıkışıyoruz.
|
FRANKENŞTAYN ÖZLEMİ Birsen Ferahlı Cinayet ve korku romanları, tatsız öğlen uykularında sıkılanların, plaj şemsiyesi altında tembel tembel yatanların, gecenin bir vakti uykusu kaçanların, öğretmenin biteviye sesine katlanamayıp sıra içinde kitap okuyarak dersten kaytaranların elinden düşmeyen kitaplardır.
|
UTANÇ, ÖFKE, KORKU, USANÇ Enis Batur İktidardan, şu ya da bu muhalefetten, darbeden, bir o kadar da, sözümona Demokrasi adı yakıştırılmış amorf yönetim biçiminden korkuyoruz. Düşünce üretmekten, yorum geliştirmekten, hem yanlış anlaşılmaktan, hem doğru anlaşılmaktan korkuyoruz.
|
"BİR EMEKLİ MEKTUBU" Serra Yılmaz Serra Yilmaz ve Fransız oyuncu Jean-Gabriel Nordmann’ın yer aldıkları ve Sedef Ecer'in yazdığı ve yönettiği "Bir Emekli Mektubu" adlı video yerleştirmeyi sunuyoruz.
|
KAZ DAĞLARI’NDA İLKYAZ Cemil Eren 21 Nisan'da çıktık yola. Kaz dağlarında Kavlaklar köyüne gideceğiz. Arabanın bagajı köy meydanında yeni yapılan su deposunun dış yüzeylerini süsleyecek olan seramiklerle dolu; eşyalarımızı seramiklerin yanına yöresine yerleştirmeye çalışıyoruz. Saat onda çıkabildik yola.
|
TÛTÎNÂME Funda Özgürel Mâh-ı Şeker’in kocası Tâcir Sâid, yolculuğa çıkmazdan önce Tûtî’yi bir nevî “mentor” olarak bırakır yanına. Tûtîmiz bu mentorluk işini doğrusu pek güzel yapar. Günümüz iletişimcileri de bizlere duygudaşlık yapmak, karşımızdakini ikna etmek için önce onun dediklerini dinleyip karşı tarafı anladığımızı belirttikten sonra kendi tezimizi getirmenin daha etkin olduğunu, bunu yaparken de metaforların, hikâyelerin, benzetmelerin daha etkili olduğunun altını çizmiyorlar mı?
|
GEZGİNİN YOLU Yüce Yöney Gerçek şu ki, duvarları olmayan yerler peşindedir gezgin. İğne yapraklı çam ormanlarının gölgeli serinliğindense yeşile doygun toprakların genişliğini tercih eder, ufkunu kesecek setler olmadan ileriye bakabilmeyi ister.
|
|
|
KEVSER RUHİ'NİN AÇIKLAMASI
ÖDÜL MÜ, CEZA MI?
Geçtiğimiz günlerde "Saçları Deli Çoruh" adlı dosyasıyla Birgün gazetesi tarafından düzenlenen "Reha Mağden Öykü Yarışması" ile Çukurova Edebiyatçılar Derneği’nin düzenlediği "2009 Orhan Kemal Öykü Yarışması"nda birinciliğe değer bulunan Kevser Ruhi'nin kamuoyuna yaptığı açıklama, nicedir kaybettiğimizi sandığımız değerleri hatırlattı bizlere.
Kevser Ruhi'yi, onurlu tepkisinden dolayı kutluyor ve açıklamasını yayınlıyoruz.
İktidarsız
|
PLEKSUS / HENRY MİLLER
1881'de New-York'da doğan Henry Miller'in kitapları ABD'de müstehcen bulunduğu için yasaklandı. ''Yengeç Dönencesinin 1961 yılında ABD'de yayımlanması bir müstehcenlik davasına neden oldu ve 1964 yılında ABD Yüksek Mahkemesi kitabın bir edebiyat çalışması olduğuna karar verdi...
|
EDEP Yiğit Bener Edeptir söylemesi: Edep yerlerini ve edepsiz debelenmeleri asla görmemeli… Duymamalı… Anlatmamalı… Yontmamalı… Resmetmemeli… Kaydetmemeli… Oynamamalı… Yazmamalı… Asla kimseye hissettirmemeliyiz!
|
GUSTAVE COURBET Editör Haziran 2009 sayımızdaki yazılara, Fransız ressam Gustave Courbet'nin (1819 / 1877) tablolarının reprodüksiyonları eşlik etmektedir….
|
CİNSEL KİTAPLARA SORUŞTURMA AÇILDI
Sel Yayıncılık'ın "Cinsel kitaplar" dizisinden 3 kitap hakkında İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi TCK’nın 226. Maddesine dayanarak "müstehcenlikten" dava açtı. Sel Yayıncılık'la dayanışmamızın ifadesi olarak sayın İrfan Sancı'nın yayınevi adına yaptığı yazılı açıklamayı yayınlıyoruz.
|
İNANILMAZ Hüsnü Arkan Herkesin birkaç inanılmazı vardır. İki başlı kuzunun kasaba pazarında arz-ı endam eyleyeceğini duyar duymaz, biz çocuklar sokağa fırlamıştık. İnanılmazdı; kuzu, çobanın bacaklarının arasındaydı.
|
KURŞUN Ayşe Sarısayın "Bir daha dünyaya gelirsem, aşağıdakilerden olmak isterdim...”İçimizden biri gerçekten söylemiş miydi bu sözleri, yoksa içim(iz)den mi geçmişti yalnızca? Anımsamak çok güç. Dile kolay, tam otuz beş yıl geçmiş aradan. İstanbul’a bir saat uzaklıkta bir sahil kasabasıydı.
|
YENİ VE FARKLI AMA... Ragıp Duran 'Yeni' ve 'Farklı', özellikle reklamcılık literatüründe sık kullanılan iki kavram, iki sözcük. Büyük ölçüde 'cila' kelimeleri... Bu iki sözcük o kadar sık kullanıldı ki, artık neredeyse anlamlarını yitirdi, çünkü içleri boşaltıldı. Aslında 'Yeni' ve 'Farklı' kavramları çoğu zaman eşanlamlı kullanılıyor. Çünkü, Yeni olan, haliyle, Farklı; Farklı olan da, yine haliyle, Yeni!
|
|